Çağımızın Sorunu: Genç Bireylerde Flört Şiddeti - SayoTerapi Psikolojik Danışmanlık Merkezi

HomeBlogTerapiÇağımızın Sorunu: Genç Bireylerde Flört Şiddeti

Çağımızın Sorunu: Genç Bireylerde Flört Şiddeti

Daha önce hiç flört şiddetine veya tacize uğramamış olsanız bile, muhtemelen bunu yapan birini tanıyorsunuz ya da çevrenizde maruz kalan tanıdıklarınız olmuştur. Genellikle cinsel taciz ile fazlaca karıştırılan flört şiddeti, özellikle akıllı telefonlar, mesajlaşma platformları ve sosyal medya siteleri zorbaların işlerini kolaylaştırdığından, özellikle çocuk ve genç bireyler için büyük bir sorun. Başka bir kişiye istenmeyen cinsel içerikli yorumlar, cinsel öneriler veya tehditler içeriyorsa, buna flört şiddeti adını vermekteyiz.  Bir bireye iltifat mı ediyorsunuz, cilveli bir sohbete mi başlıyorsunuz, yoksa onu taciz mi ediyorsunuz? Bu yazımda sizlerle flört şiddeti hakkında bilmeniz gerekenleri, siz veya değer verdiğiniz biri bu zorbalığa maruz kalıyorsa neler yapabileceğinizi paylaşmak istedim.

Tıpkı diğer zorbalık türleri gibi, flört şiddeti ve taciz de başka bir kişiyi incitmeyi veya korkutmayı amaçlayan yorumları, jestleri, eylemleri veya davranışları içerebilir.  Yaygın kanı erkeklerin daha fazla flört şiddeti uyguladığı şeklinde olsa da kadınlar da akran ve partnerlerine flört şiddetini sıklıkla göstermektedir. Flört şiddeti evli olsun ya da olmasın duygusal ilişki de olan kişilerin birbirlerine uyguladıkları bir şiddet türüdür. Kişinin görünüşü, vücut bölümleri, cinsel yönelimi veya cinsel etkinliği gibi şeylere odaklanılır. Başka bir tabir ile bir taraf diğer taraf üzerinde hâkimiyet kurarak karşı tarafı bağımlı hale getirmeyi amaçlarken, kısıtlayıcı, zarar verici ve aşağılayıcı davranışları içermektedir. Özgüveni gelişmemiş, çocukluğundan itibaren sevgi görmemiş ya da yetersiz ilgi ve bakıma maruz kalmış bireylerin flört şiddeti görme olasılığı daha yüksektir. Fakat biz insanlar yalnız yaşayamayan, başkalarıyla yeni duygusal bağlar geliştirmek isteyen canlılar olduğumuzdan dolayı sadece çocuklarımız ya da tanıdıklarımız değil, her an hepimiz flört şiddetine maruz kalabiliriz. Genç bireyler diye tabir ettiğimiz 12-18 yaş arası kişiler bu yaş aralığında duygusal ilişkilere başlamakta, bu nedenle şiddete maruz bırakılma riskleri de paralel bir şekilde artmaktadır. Flört şiddetini cinsel, psikolojik, sosyal, fiziksel, dijital ve ısrarlı takip (stalking) olarak altı başlık altında toplayabiliriz. 

1. Cinsel Flört Şiddeti

Bir kişinin diğer kişiyi cinsel yakınlık ya da birliktelik için zorlamasıdır. Duygusal yakınlık içinde olan genç bireylerden birinin diğerini zorla öpmesi, dokunması, alkol ve madde etkisi altındayken cinsel ilişkiye girip sonrasında aşağılayıcı ve kaba bir tutum sergilemesi cinsel flört şiddetine girmektedir. Bu davranışlar özellikle cinsel istismar davranışlarını da kapsayan tecavüz girişimi, tecavüz veya tacizi de içerir.

2. Psikolojik Flört Şiddeti

Partnerlerden birinin diğerinin üzerinde baskı uyandıran durumlar yaratması, küçük düşürücü konuşup kişinin özgüvenini ve saygısını zedeleyici kelimeler kullanarak (iftira atmak, küfür etmek,  nasıl konuşması gerektiğini ya da nasıl giyinmesi gerektiğini söylemek, başkalarının önünde tehdit edip küçük düşürmek vb.) kişide korku uyandıran davranışlar sergilemesi olarak tarif edebiliriz.

3. Sosyal Flört Şiddeti

Adından da anlaşılacağı gibi kişinin bir başkasının sosyal hayatını kısıtlamasıdır. Sosyal flört şiddeti uygulayan kişi partnerini arkadaş ortamından ve/veya ailesinden uzaklaştırmak, arkadaşlık kurduğu ya da kuracağı kişileri kendisinin seçmesi,  kimlerle arkadaşlık yaptığını kontrol etmesi gibi davranış ve baskılarda bulunurlar. Bu davranışlarıyla birlikte ‘seni kıskanıyorum’, ‘sen benim namusumsun’ gibi cümleler kurarak karşı tarafı manipüle edip üzerlerinde dominantlık kurmayı hedeflerler. Kişi bu duruma karşı geldiğinde ise onu ailesine, arkadaşlarına ya da okul ortamındaki çevresine rezil etmek ile tehdit ettikleri görülmektedir.

4. Dijital Flört Şiddeti

Çağımızın kanayan yarası olarak tabir ettiğim bu şiddet türü son derece tehlikeli ve ebeveynler tarafından kontrol altında tutulması gereken bir durumdur. Bildiğimiz üzere teknoloji çağındayız ve 7’den 77’ye herkesin elinde akıllı telefon veya tabletlerin var olduğunun farkındayız. Lakin elimizde tuttuğumuz bu müthiş aygıtların karanlık yüzünün de olduğunu yadsımamak gerekir. Dijital flört şiddeti ilişkinin başlarında masum gibi görünse de ilerleyen aşamaları korkutucu sonuçlara gebedir. Bu şiddet türünde şiddeti uygulayan kişi sosyal medya hesaplarının şifrelerini ister, sürekli olarak kontrol altında tutar, mesaj attığında hemen yanıt bekler, bilgisayar ya da telefonunu karıştırıp sürekli resim ve video atmaya zorlar.

5. Israrlı Takip (Stalking)

Birçoğumuz ayrıldığımız partnerimizin, hayranı olduğumuz sanatçının ya da sevmediğimiz bir kişinin şu an neler yaptığını ya da anlık hayatını merak edip, onun haberi olmadan üye olduğu sayfaları ve resimlerini takip etmişizdir. Fakat bu durum işin içinden çıkılamaz, saplantılı ve karşı tarafa zarar verici bir olgu halini aldığında hem yapan hem de yapılan kişiye zarar verebilir. Israrlı takip uygulayan kişi davet edilmeden okul kapısında belirebilir, sürekli çiçek ya da hediyeler gönderebilir veya şiddet uyguladığı kişinin arkadaşları ile iletişime geçerek uyguladığı kişiye ‘ben hala buradayım seni takipteyim’ mesajı verebilir. Israrlı takip yapılan kişi takip edildiğini bildiği için kendini güvencesiz hissedecek, sürekli tetikte olduğu içinse hayat işlevselliği bozulacaktır.

Buradan siz ailelere seslenmek istiyorum; açıkladığım bu durumlardan en az birini yaşamış ya da yaşıyor olan çocuklarınızı suçlamamınız gerekmektedir. Çünkü birey kendini bu durumdan dolayı suçlu hisseder ise çok ciddi psikolojik semptomlar geliştirebileceği gibi ya bu durumdan kendi yoluyla kurtulmaya çalışacak ya da ‘ailem bu durumu duyarsa beni mahveder’, ‘herkesin ilişkisi böyle’ gibi düşüncelere girip şiddet uygulayan kişiye boyun eğecektir. 

Ebeveyn olarak yapmanızı önerdiğim diğer bir husus ise çocuklarınız ile ilişki dinamikleri hakkında konuşup onlarların öz saygılarını pekiştirmenizdir. Evet, çocuklar anne-babalarının gözünde asla büyümeyecek fakat yaşları kaç olursa olsun onların da duygularının olduğunu, birer birey olduklarını ve onları her daim kontrol altında tutamayacağınızı sindirmeniz önemlidir. ‘Sağlıklı bir ilişki nasıl olmalıdır’, ‘kişisel sınırlılıklar nelerdir’, ‘kişisel hak ihlali ne demektir’ gibi konular üzerinde çocuklarınızla konuşmaktan çekinmeyin. Şiddetin her türlüsü bireylerde travmaya yol açtığı gibi çocuk ve genç bireylerin ilerleyen yaşlarında sağlıklı bir ilişki kurup yürütmesine engel olabilmektedir. Sizler çocuklarınızı en iyi tanıyanlarsınız, sizler çocuklarınıza ne verirseniz karşılığında verdiğiniz kadarını göreceksiniz. Onları gözlemleyin, davranışlarını kontrol edin, anormal gördüğünüz herhangi bir durumun üzerini örtmeyin çünkü unutmayalım ki geç kalınmışlık yoktur, yerinde müdahale edememişlik vardır.

Sevgiyle,

Uzm. Klinik Psk. Sare UÇAR / 2020


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Randevu Alın!
Randevu talepleriniz için arayabilir, mail atabilir ya da formu doldurabilirsiniz.
SayoTerapi